← Blog
·Bülten·19 dk okuma

Teknoloji ve Yapay Zeka Bülteni | Kasım 2025

“Elektrikli Koyunların Rüyası” ✍️ Kübra Karacan UyarMerhaba sevgili okurlar, bu ay yapay zeka ve teknoloji dünyasında öne çıkan gelişmeleri derledim. Buyrunuz efenim haberlere…

“Elektrikli Koyunların Rüyası” ✍️ Kübra Karacan Uyar

Merhaba sevgili okurlar, bu ay yapay zeka ve teknoloji dünyasında öne çıkan gelişmeleri derledim. Buyrunuz efenim haberlere geçelim.

👥İnsan Kaynaklarında AI Dönüşümü

HR tarafında “AI her şeyi çözer” döneminden “AI projelerine gerçekten bütçe var mı?” dönemine geçişi resmen gördük.

Agentic AI: Araç mı, iş arkadaşı mı?

MIT Sloan Management Review ve Boston Consulting Group’un 18 Kasım’da yayımladığı “The Emerging Agentic Enterprise” raporu, dünya çapında 2.102 yöneticiyle yapılan anketle agentic AI’ın (otonom görev yürüten ajan sistemleri) yükselişini inceliyor.

Çarpıcı bulgular:

  • %76 yönetici, agentic AI’ı araçtan çok bir iş arkadaşı olarak görüyor
  • %35 şirket şimdiden agentic AI kullanmaya başladı, %44'ü yakın dönemde hayata geçirmeyi planlıyor
  • AI sistemlerinin karar verme yetkisinin üç yıl içinde %250 artması bekleniyor
  • Agentic AI liderlerinin %95'i, teknolojinin iş memnuniyetlerini olumlu etkilediğini söylüyor

Raporun co-author’u Sam Ransbotham’ın ifadesiyle: “Tarihsel olarak teknoloji ve insanlar arasında kesin bir ayrım vardı. Ama agentic AI ne araç ne de takım arkadaşı — ikisi birden. Ve bu bulanıklık bir hata değil, bir özellik.”

İşgücü tarafında ise ciddi yapısal değişimler kapıda: Lider organizasyonların %43'ü uzmanlar yerine generalistleri işe almaya daha açık, %45'i orta yönetim katmanlarının azalmasını, %29'u ise giriş seviyesi rollerin daralmasını bekliyor.

Kaynak: BCG — Agentic AI Blurs Line Between Tool and Teammate

“Employee-led” devrim: Ön saflar AI dönüşümünü yukarı itiyor

Agentic AI platformu Moveworks’ün yeni araştırması, AI dönüşümünün birçok sektörde öncelikle ön saf çalışanlar tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor.

Milyar dolarlık şirketlerdeki 200 IT yöneticisiyle yapılan anketten öne çıkan bulgular:

  • %91 yanıtlayıcı, agentic AI benimsemesinde ön cephe çalışanlarının geçmiş teknoloji dönüşümlerinden daha büyük rol oynadığını söylüyor
  • %80'e yakını, teknik olmayan çalışanların veya destek personelinin agentic AI girişimlerini başlattığını bildiriyor
  • %78, agentic AI’ın operasyonlarını önemli ölçüde veya tamamen dönüştürdüğünü belirtiyor

Moveworks araştırmacılarının ifadesiyle: “Başarı artık derin teknik uzmanlıkla değil, AI’yı gerçek iş problemlerine uygulama becerisiyle tanımlanıyor.”

Bu “aşağıdan yukarıya” dönüşüm, İK ve teknoloji ekiplerini, çalışan talebine yetişecek yönetişim ve eğitim modelleri kurmaya zorluyor. AI artık çalışanlara dayatılan bir şey değil — çalışanların sahiplendiği bir şey haline geliyor.

Kaynak: HR Tech Feed — An ‘employee-led’ revolution: frontliners are leading the AI transformation

2025: HR, AI hype’ından uyandığı yıl

HR Now’ın Kasım analizine göre, büyük ölçekli şirketlerde AI projelerinin önündeki bir numaralı bariyer artık maliyet. 2024'te %22 olan “AI uygulamasında en büyük engel maliyet” oranı, 2025'te %44'e çıkarak hype döneminden rasyonel bütçe dönemine geçildiğini gösteriyor.

HR liderleri artık “Bir tane chatbot kuralım, her şey çözülür” modundan çıkıp şu soruları sormaya başladı: Bu işin ROI’si nedir? Veri kalitemiz bu modele yeter mi? Değişim yönetimini kim üstlenecek?

LinkedIn’de sık karşımıza çıkan “AI her şeyi çözer” yaklaşımının yerini, ROI, veri kalitesi, değişim yönetimi ve çalışan güveni odaklı daha gerçekçi bir çerçeve almış durumda.

Yani hype azalıyor, Excel tablosu konuşuyor.

Kaynak: HR Now — 2025: the year HR stopped believing the AI hype

AI iş katili değil, liderlik stres testi

CXC Global EMEA Başkanı Connor Heaney’nin theHRDirector’daki makalesi, AI tartışmalarında sık duyduğumuz “işler yok olacak mı?” sorusunu tersine çevirerek odağı liderliğe kaydırıyor.

Heaney’nin ana tezi: “AI toplu iş kayıplarıyla ilgili değil — liderlerin hızlı dönüşüme ne kadar hazır olduğunun testi.”

Otomasyon hızlandıkça asıl risk teknolojinin kendisi değil, organizasyonun beceri, kültür ve adapte olma yeteneği açısından hazır olmaması. AI, hazırlıklı organizasyonların güçlü yanlarını büyütürken, hazır olmayanların zayıflıklarını açığa çıkaracak.

Makalenin en çarpıcı cümlesi: “Nezaket, adalet ve saygı artık ‘yumuşak beceriler’ değil — stratejik varlıklar. Makinelerin kodlayabildiği, hesaplayabildiği ve iletişim kurabildiği bir dünyada, öne çıkacak liderler bağlantı kurabilen liderler olacak.”

Peki şirketler ne yapıyor? En başarılı olanlar, yerinden edilen çalışanları veri analizi, dijital uyum ve AI operasyonları gibi yeni rollere kaydırıyor. Sadece işleri korumak için değil, kültürü korumak için eğitime yatırım yapıyorlar.

Kaynak: theHRDirector — AI isn’t a job killer, but it’s a leadership stress test

BCG: AI ve HR’ın füzyonu — “AI meraklısı”ndan “AI yerlisi”ne

BCG Henderson Institute’un Forbes’ta yayımlanan “Coming Soon to Your Workplace: The Fusion of AI and HR” makalesi, AI dönüşümünde İK’nın rolünü stratejik bir çerçeveyle ele alıyor.

Makalenin ana mesajı: İK ekiplerinin AI eğitimini tek seferlik “tool eğitimi” yerine, çalışanı “AI curious” (AI meraklısı) seviyesinden “AI native” (AI yerlisi) seviyesine taşıyacak sürekli öğrenme yolculukları olarak tasarlaması gerekiyor.

BCG, AI’nın artık yalnızca verimlilik aracı değil, iş tasarımının temel parametresi olduğunu vurguluyor. Rol tarifleri, kariyer yolları ve ödüllendirme sistemlerinin buna göre güncellenmesi şart.

Makale aynı zamanda “cybernetic teammate” kavramını tartışarak, AI’nın yalnızca asistan değil, karar süreçlerine aktif katılan bir “iş arkadaşı” rolü üstleneceği bir gelecek tarif ediyor.

BCG’nin mesajı net: “Önce vizyonu, governance’ı ve etik çerçeveyi kur, aracı sonra seç.”

Kaynak: Forbes / BCG Henderson Institute — Coming Soon to Your Workplace: The Fusion of AI and HR

EY anketi: %88 AI kullanıyor, ama sadece %5'i ileri düzeyde

EY’nin 29 ülkede 15.000 çalışan ve 1.500 işverenle yaptığı 2025 “Work Reimagined” anketi, AI benimsemesi ile insan hazırlığı arasındaki kritik kopukluğu ortaya koyuyor.

Temel bulgular:

  • %88 çalışan işte AI kullanıyor — ancak çoğunlukla arama (%56) ve belge özetleme (%34) gibi basit görevlerde
  • Sadece %5'i AI’yı işlerini dönüştürecek ileri düzeyde kullanıyor
  • %64 çalışan son 12 ayda iş yükünün arttığını algılıyor
  • %37 AI’ya aşırı bağımlılığın becerilerini ve uzmanlıklarını aşındıracağından endişeli
  • Sadece %28 organizasyon dönüşümsel sonuçlar elde edebiliyor

EY Global ve Amerika People Consulting Lideri Kim Billeter’ın değerlendirmesi: “AI her yerde — ama şirketler tam potansiyelinden yararlanamıyor gibi görünüyor. Benimseme ile insan hazırlığı arasındaki uçurum nedeniyle geride kalıyorlar. Çoğu çalışan hâlâ AI’yı temel görevler için kullanırken, iş güvenliği, beceri aşınması ve artan iş yükü endişeleri direnç yaratıyor.”

İlginç paradoks: Araştırma, AI’ın doğrudan iş yükünü artırmadığını gösteriyor. Bunun yerine, beceri eskimesi korkusu, rol belirsizliği ve “geride kalma” endişesi psikolojik baskı yaratıyor. Bu durum “üretkenlik paradoksu” olarak tanımlanıyor.

Daha da çarpıcı bir bulgu: Doğru stratejiyle şirketler %40'a kadar verimlilik kazanımı elde edebilir — ancak çoğu bu potansiyeli kaçırıyor. Anahtar, “Talent Advantage” konsepti: AI benimseme mükemmelliği, öğrenme kültürü, yetenek sağlığı, organizasyonel kültür ve ödül yapılarını entegre etmek.

Billeter’ın sözleriyle: “Sadece teknolojiye yatırım yapmak yeterli değil. AI çağı, güçlü insan temelleri ve ileri teknolojiyi senkronize ve entegre bir şekilde inşa etme yeteneği gerektiriyor.”

Kaynak: EY — Work Reimagined Survey 2025

🏥Bilimde AI Gelişmeleri

Bilim dünyası, AI’ın hem potansiyelini hem de sınırlarını net biçimde ortaya koyan gelişmelere sahne oldu. Ekosistem izlemeden ruh sağlığı regülasyonuna, optik hesaplamadan 25 yıllık tıbbi gizemlerin çözümüne kadar geniş bir yelpaze.

Bu görsel Gemini ile üretilmiştir.

MIT: Kırılgan ekosistemleri izleyen yapay zeka

MIT CSAIL ve EECS’ten araştırmacılar, özellikle tehlike altındaki hayvan popülasyonlarını ve hassas ekosistemleri izlemek için gelişmiş bilgisayarlı görü ve makine öğrenmesi yöntemleri geliştiriyor.

Yaklaşımları, binlerce saatlik kamera tuzağı görüntüsü, uydu verisi ve diğer sensör verilerini işleyerek, insan gözünün kaçıracağı ince değişimleri tespit etmeyi amaçlıyor. “Consensus-driven active model selection (CODA)” adı verilen yeni teknik, hangi veri setinde hangi modelin en iyi performansı vereceğini daha az etiketleme maliyetiyle belirlemeyi sağlıyor.

Bu çalışma, iklim değişikliği ve habitat kaybı nedeniyle risk altındaki türlerin erken uyarı sistemleriyle izlenmesi için önemli bir adım olarak görülüyor. Aynı zamanda, çevre verilerinin hangi kurumların elinde toplandığı ve bu verilerin ticari veya politik amaçlarla nasıl kullanılabileceği sorularını da gündeme getiriyor.

Kaynak: MIT News

APA: “AI wellness uygulamaları terapinin yerini alamaz”

American Psychological Association (APA), 13 Kasım’da yayımladığı sağlık danışma metninde, generative AI tabanlı sohbet botları ve wellness uygulamalarının ruh sağlığı krizini tek başına çözemeyeceğini vurguladı.

APA, bu araçların klinik tedavinin yerine değil, en iyi ihtimalle destekleyici rol oynaması gerektiğini ve etkinliklerine dair yeterli bilimsel kanıt bulunmadığını belirtiyor. Uyarıda, kriz anındaki kullanıcıların bu botlara aşırı güvenmesinin ciddi riskler doğurabileceği, bu nedenle net uyarılar ve 7/24 kriz hatlarına yönlendirme (örneğin ABD’de 988) gibi asgari güvenlik önlemlerinin zorunlu olması gerektiği ifade ediliyor.

APA, regülatörlere, “psikolog” gibi unvanlarla pazarlanan veya terapi etkisi vadeden AI ürünlerinin yakından incelenmesi çağrısında bulunuyor. Bu açıklama, çalışanlarına “AI koç” veya “terapi botu” sunan şirketler için de hukuki ve etik riskleri gündeme taşıdı.

Kaynak: American Psychological Association

FDA: Generative AI’lı dijital sağlık cihazları masada

ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) Dijital Sağlık Danışma Komitesi, 6 Kasım’da generative AI destekli dijital ruh sağlığı tıbbi cihazlarını tartışmak üzere toplandı.

Toplantıda, depresyon gibi ciddi tanılarda kullanılabilecek AI sohbet botlarının hem erişilebilirlik hem de güvenlik açısından getirdiği fırsat ve riskler ele alındı. Çeşitli uzmanlar, hekime erişimin sınırlı olduğu bölgelerde bu araçların faydasını kabul etmekle birlikte, yanlış veya zararlı yönlendirmelerin yaratabileceği “iatrojenik” zararlar konusunda uyarıda bulundu.

FDA, bu alanda risk temelli bir regülasyon çerçevesi oluşturma sinyali verdi; daha yüksek riskli endikasyonlar için daha sıkı klinik kanıt ve şeffaflık bekleneceği ifade edildi. Reuters ve hukuk bürolarının analizlerine göre bu toplantı, gelecekte bazı AI terapi botlarının “tıbbi cihaz” statüsünde incelenip, ruhsat gerekebileceğinin habercisi.

Kaynak: Orrick

Işık hızında AI: Tek ışık demetiyle tensör hesaplama

Aalto Üniversitesi’nden araştırmacılar, AI’nin kalbinde yer alan tensör hesaplamalarını tek bir ışık demetiyle gerçekleştirebilen yeni bir optik yöntem geliştirdiklerini duyurdu.

Bu “single-shot tensor computing” yaklaşımı, veriyi doğrudan ışık dalgalarına kodlayarak hesaplamanın ışığın yayılması sırasında doğal olarak gerçekleşmesini sağlıyor. Hesaplamalar, konvolüsyon ve dikkat (attention) gibi modern AI mimarilerinin temel işlemlerini kapsayacak şekilde tasarlanmış. Bu sayede, geleneksel GPU’lara göre çok daha yüksek hız ve enerji verimliliği potansiyeli ortaya konuyor.

Araştırmanın Nature Photonics’te yayımlanması, teknolojinin bilimsel ağırlığını artırırken, Avrupa ve Asya basınında AI’ın enerji maliyeti tartışmalarıyla birlikte gündeme geldi. LinkedIn’de yarı iletken ve veri merkezi yöneticileri, “AI kapasite ve enerji krizi” konulu yazılarla birlikte bu çalışmayı referans göstererek gelecekte optik hızlandırıcıların veri merkezlerine gireceği yorumlarını yaptı.

Not: Şu an için bu teknoloji laboratuvar seviyesinde; ticari çip ürünlerine dönüşmesi için hâlâ ciddi mühendislik adımları gerekiyor.

Kaynak: ScienceDaily / Nature Photonics

25 yıllık Crohn hastalığı bilmecesi, AI destekli biyoloji ile çözülüyor

California Üniversitesi San Diego Tıp Fakültesi’nden bilim insanları, AI destekli analiz ve ileri moleküler biyoloji tekniklerini birleştirerek Crohn hastalığında bağışıklık hücrelerinin davranışını yeniden sınıflandırdı.

Çalışma, makrofajların hangi koşullarda “savaşçı” (inflamatuvar) hangi koşullarda “onarımcı” hale geldiğini ve NOD2 geninin bu süreçteki rolünü detaylı şekilde ortaya koyuyor. NOD2, 2001'de Crohn riskiyle ilişkilendirilen ilk gen olarak keşfedilmişti; ancak bu genin hastalığı nasıl tetiklediği 25 yıldır net değildi.

Araştırmacılar, AI tabanlı hücre sınıflandırması, deneysel biyokimya ve hayvan modellerini bir araya getirerek bu soruya yanıt aradı. Sonuçlar, bağırsaktaki iki protein arasındaki ilişkinin bozulmasının inflamasyonu nasıl kronikleştirdiğine dair yeni ipuçları sunuyor ve gelecekte bu ilişkiyi onarmaya dönük tedavi stratejilerinin önünü açabilir.

Çalışma, AI’ın sadece veri analizi değil, deney tasarımı ve hipotez üretimi sürecinde de bilim insanlarının partneri haline geldiğinin güçlü bir örneği olarak gösteriliyor.

Kaynak: ScienceDaily / Journal of Clinical Investigation

🎨 Yaratıcı Endüstrilerde AI Gelişmeleri

Yaratıcı endüstrilerde AI kullanımı iyice “festival seviyesine” taşındı. Bir yanda Google’ın görsel/video modelleri, diğer yanda tamamen AI odaklı film festivalleri…

Bu görsel Gemini ile üretilmiştir.

Google Nano Banana Pro & Veo 3.1: Görsel ve video tarafında turbo mod

Google, Kasım’da iki önemli yaratıcı model güncellemesi duyurdu.

Nano Banana Pro (20 Kasım), Gemini 3 Pro üzerine inşa edilmiş yeni nesil görsel üretim modeli. Önceki Nano Banana’dan farklı olarak 4K çözünürlüğe kadar çıkabiliyor, metin renderlamasında çok dilli destek sunuyor ve Google Search’e bağlanarak gerçek dünya bilgisiyle zenginleştirilmiş infografikler üretebiliyor. 14'e kadar referans görsel yükleyerek marka tutarlılığı sağlamak mümkün — tasarım ekipleri için “stil rehberi” olarak düşünebilirsiniz.

Veo 3.1 (15 Ekim’de API’ye açıldı, Kasım’da Flow editörüne entegre edildi) ise video tarafında ciddi bir sıçrama. Model artık senkronize ses üretiyor — diyalog, ses efektleri, ortam sesleri videoyla birlikte geliyor. “Ingredients to Video” özelliğiyle 3 referans görsel yükleyip tutarlı karakterler içeren videolar üretmek, “Scene Extension” ile klipleri dakikalarca uzatmak mümkün.

Bu ikili, Gemini uygulaması ve kreatif iş akışlarına şu şekilde yansıyor: Tek arayüzden metin → görsel → video zinciri. Reklam, sosyal medya içeriği, moodboard ve storyboard üretiminde ciddi hızlanma.

Telif hukuku tarafı hâlâ net değil: Eser AI ile üretildiyse telif kimin?

Kaynak: Google Blog — Introducing Nano Banana Pro | Google Developers Blog — Introducing Veo 3.1

DAIFF: Avustralya’nın ilk GenAI film festivali

TBWA\Australia’nın ev sahipliğinde, 26 Kasım’da Melbourne ACMI’de düzenlenen DISRUPT AI Film Festival (DAIFF), Avustralya’nın ilk generatif AI film festivali olarak tarihe geçti.

2025 teması “Humans and Their Tools” — insan hayal gücü ile teknolojiyi birlikte ele alan bir çerçeve. Festival, 371 film başvurusu aldı (67 saat AI üretimi içerik — Game of Thrones’un 8 sezonuna eşdeğer!) ve 38 film kısa listeye kaldı.

DAIFF’in ortaya çıkardığı en önemli veri: GenAI film yapımı “düğmeye bas, Oscar al” süreci değil. Erken analizler, sürecin yinelemeli, emek yoğun ve insan yargısına dayalı olduğunu gösteriyor — özellikle halüsinasyonları (karakterlerin aniden altı parmak çıkarması gibi) düzeltmek için.

Jüri Başkanı Paul Reardon’un değerlendirmesi: “DAIFF’in çok hızlı kanıtladığı şey, araçların işi yapmadığı — insanların yaptığı. En iyi filmler modelle değil, yapımcıyla tanımlandı: zevkleri, yargıları, niyetleri.”

Festival Google, BMW, Leonardo.AI, RMIT ve Swinburne Üniversiteleri tarafından desteklendi. Avustralya’nın GenAI hikaye anlatıcılığı için ilk ulusal veri seti de yayımlandı.

Kaynak: DAIFF Resmi Site | Mediaweek — TBWA’s DISRUPT AI Film Festival Crowns Inaugural Winners

🧠 AI Platform Güncellemeleri

Kasım 2025 gerçek anlamda “model savaşları” ayıydı. Google, OpenAI ve Anthropic iki hafta içinde üst üste amiral gemisi model duyurularıyla sahaya çıktı.

Bu görsel Gemini ile üretilmiştir.

Google Gemini 3: “Deep Think” ve Generative UI

Google, 18 Kasım’da Gemini 3'ü duyurdu — şirketin “şimdiye kadarki en zeki modeli” iddiasıyla.

Deep Think modu: Zor sorularda modelin kendi içinde daha uzun, çok adımlı akıl yürütme yapmasını sağlıyor. Humanity’s Last Exam’da %41 (standart modda %37.5), GPQA Diamond’da %93.8 başarı oranı.

Generative UI: Sadece metin değil, soruya göre dinamik tablolar, interaktif arayüzler ve simülasyonlar üretebilen bir yaklaşım. “Bana mortgage hesaplayıcı göster” dediğinizde, sadece açıklama değil, çalışan bir UI geliyor.

Antigravity: Yeni agentic geliştirme platformu. Proje planlama, kodlama, test etme döngülerini yarı otonom yöneten bir yazılım ortağı. Google’ın ifadesiyle “en iyi vibe coding modelimiz.”

Rakamlar: LMArena’da 1501 Elo ile liderlik, 650 milyon aylık aktif kullanıcı, 13 milyon yazılım geliştirici iş akışlarında kullanıyor.

DeepMind CEO’su Demis Hassabis’in notu: Gemini 3, “klişe ve dalkavukluk yerine gerçek içgörü” sunacak şekilde tasarlandı — sektördeki “sycophantic AI” eleştirilerine yanıt.

Kaynaklar: Google Blog — Gemini 3 | TechCrunch

OpenAI ChatGPT-5.1: Daha sıcak, daha hızlı, daha kişiselleştirilebilir

OpenAI, 12 Kasım’da GPT-5.1'i duyurdu — Gemini 3'ten sadece 6 gün önce.

İki varyant var: GPT-5.1 Instant (daha sıcak, daha konuşkan, talimat takibinde daha iyi) ve GPT-5.1 Thinking (karmaşık görevlerde daha ısrarcı, basit görevlerde daha hızlı).

En dikkat çekici yenilik: Adaptif akıl yürütme. Model, sorunun karmaşıklığına göre ne kadar “düşüneceğine” dinamik olarak karar veriyor. Basit sorularda hızlı, zor sorularda derin.

Kişilik presetleri: Default, Friendly, Efficient’a ek olarak Professional, Candid ve Quirky eklendi. Kullanıcılar yanıtların ne kadar özlü, sıcak veya taranabilir olacağını ayarlayabiliyor.

20 Kasım’da GPT-5.1 Pro sessizce yayımlandı. OpenAI’ın notlarına göre: “Erken testlerde kullanıcılar GPT-5.1 Pro’yu tutarlı biçimde tercih etti, özellikle yazma yardımı, veri bilimi ve iş soruları için yüksek puan verdi.”

API tarafında: 24 saate kadar prompt önbelleği, %90 daha ucuz önbelleklenmiş token’lar, apply_patch ve shell araçları.

Kaynaklar: OpenAI — GPT-5.1 | OpenAI — GPT-5.1 for Developers | Tom’s Guide

Anthropic Claude Opus 4.5: Kodlama tacını geri almak

Anthropic, 24 Kasım’da Claude Opus 4.5'i duyurdu — Gemini 3'ten 6 gün, GPT-5.1'den 12 gün sonra. İddia: “Kodlama, ajanlar ve bilgisayar kullanımı için dünyanın en iyi modeli.”

SWE-Bench Verified’da %80.9 — bu eşiği aşan ilk model. GPT-5.1-Codex-Max (%77.9) ve Gemini 3 Pro’yu geride bıraktı.

Effort parametresi: Geliştiriciler modelin ne kadar “derin” düşüneceğini seçebiliyor (low, medium, high). Orta seviyede Sonnet 4.5'in SWE-bench skoruyla eşleşirken %76 daha az token kullanıyor.

Fiyatlama sürprizi: $5/million input, $25/million output. Önceki Opus’un ($15/$75) çok altında — agresif bir strateji.

Yeni özellikler: Claude for Chrome (tarayıcı otomasyonu) tüm Max kullanıcılarına açıldı. Claude for Excel beta genişledi. “Endless chat” özelliği bağlam sınırına ulaşıldığında otomatik sıkıştırma yapıyor.

Anthropic, modelin “en sağlam şekilde hizalanmış” modellerini olduğunu ve prompt injection saldırılarına karşı sektördeki en dirençli model olduğunu iddia ediyor.

Şirket değerlemesi: Microsoft ve Nvidia’dan milyarlarca dolarlık yatırımlarla 350 milyar dolara ulaştı.

Kaynaklar: Anthropic — Introducing Claude Opus 4.5 | TechCrunchCNBC

Baidu ERNIE 5.0: Çin’den omni-modal meydan okuma

Baidu, Baidu World 2025 etkinliğinde ERNIE 5.0 adlı yeni temel modelini tanıttı ve modelin metin, görsel, ses ve video girdilerini tek çatı altında işleyen “yerli omni-modal” mimariye sahip olduğunu açıkladı.

VentureBeat’in haberine göre ERNIE 5.0, şirketin hem arama ürünlerine hem de bulut AI servislerine gömülerek Çin ve küresel pazarda rekabetçi bir alternatif sunmayı hedefliyor. Baidu, modelin bazı benchmark’larda GPT-5 ailesini geçtiğini iddia ederken, aynı dönemde finansal sonuçlarında reklam gelirlerindeki düşüşü AI bulut ve otonom sürüş gelirleriyle telafi etmeye çalışıyor.

ERNIE 5.0'ın özellikle Asya pazarındaki kurumsal müşteriler ve devlet destekli projeler için tercih edilmesi bekleniyor. Bu hamle, ABD dışındaki büyük teknoloji firmalarının da kendi kapalı modelleriyle rekabete ağırlık verdiğini gösteriyor.

Türkiye’de bu gelişme, Çin menşeli modellerin açık/kapalı lisanslı kullanımı ve jeopolitik riskler açısından LinkedIn’de danışmanlık şirketleri ve CTO’lar tarafından tartışıldı.

Not: Baidu’nun “GPT-5'i geçti” iddiası şirket kaynaklı ve henüz geniş, bağımsız akademik kıyaslar tarafından tamamen doğrulanmış değil.

Kaynak: VentureBeat, Yahoo Finance, Wall Street Journal

Çin’in açık kaynak atağı: “Open model” cephesinde güç kayması

MIT ve Hugging Face’in 27 Kasım’da yayımlanan ortak çalışması, açık kaynak AI modellerinde tarihi bir dönüm noktasını belgeledi: Çin, ABD’yi ilk kez geçti.

Rakamlar: Son bir yılda Çin menşeli açık modeller toplam indirmelerin %17.1'ini, ABD modelleri %15.8'ini oluşturdu. Çin’in lider modelleri: DeepSeek ve Alibaba’nın Qwen serisi.

Bu ne anlama geliyor? ABD’li şirketler (OpenAI, Google, Anthropic) kapalı, tescilli modellerde hâlâ çok güçlü. Ancak “open” ekosistemde Çin menşeli modeller hızla yayılıyor.

Almanya’daki Mercator Enstitüsü analisti Wendy Chang’ın değerlendirmesi: “Açık kaynak, Çin’de ABD’den çok daha yaygın bir trend. Amerikan şirketleri bunu yapmak istemiyor; para kazanmak istiyorlar ve ticari sırlarını açıklamak istemiyorlar.”

Pratik sonuç: KOBİ’ler ve gelişmekte olan ülkelerde, Çin kaynaklı açık modelleri temel alan çözümler çoğalacak. “ABD Big Tech modeli mi, Çin destekli açık model mi?” sorusu, hem teknik hem jeopolitik bir tercih haline geliyor.

Endişe noktaları: Çin modellerinin hassas konularda (Tayvan, Tiananmen) hükümet anlatısını yansıtması, veri gizliliği (DeepSeek Güney Kore’de para cezası aldı).

Kaynaklar: Financial Times via Business StandardCGTN

Google CEO’su Pichai: “AI balonu patlarsa hiçbir şirket dokunulmaz değil”

Reuters, Alphabet CEO’su Sundar Pichai’nin BBC’ye verdiği röportajda, yapay zekâ patlamasının bir balona dönüşmesi halinde hiçbir şirketin — Google dahil — bunun dışında kalamayacağı uyarısını 18 Kasım’da manşetine taşıdı.

Pichai, AI yatırımlarının “olağanüstü bir an”dan geçtiğini kabul ederken, piyasalarda dot-com dönemini hatırlatan “irrasyonel unsurlar” gördüğünü söyledi. Alphabet hisselerinin yıl içinde yaklaşık %46 yükselmiş olması, bu uyarının arka planında yer alan değerleme baskısını gösteriyor.

Röportajda ayrıca, Google’ın Birleşik Krallık’ta veri merkezleri ve DeepMind yatırımları dahil toplam 5 milyar sterlinlik bir AI altyapı taahhüdü bulunduğu ve yeni modellerin bir kısmının İngiltere’de eğitileceği bilgisi verildi.

Pichai, AI’ın devasa enerji ihtiyacı nedeniyle Alphabet’in net-sıfır hedeflerinin gecikebileceğini de açıkça dile getirerek, teknolojik ilerleme ile sürdürülebilirlik hedefleri arasındaki gerilimi görünür kıldı. Bu açıklamalar, LinkedIn ve X üzerinde “AI balonu mu, yapısal dönüşüm mü?” tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Kaynak: Reuters

Türkiye perspektifi: En çok kullanılan AI araçları ve model karşılaştırması

Webtekno’nun Statcounter verilerine dayanan haberine göre, Kasım 2025 itibarıyla hem dünyada hem Türkiye’de en çok kullanılan üretken AI aracı hâlâ ChatGPT. Diğer popüler araçlar arasında Gemini, Copilot ve Grok öne çıkarken, kullanım paylarında bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor.

Ayrı bir içerikte Webtekno, Google’ın paylaştığı benchmark’lar üzerinden Gemini 3 Pro’yu GPT-5.1 ve Grok 4 gibi rakiplerle karşılaştırarak, çok sayıda testte Gemini 3'ün öne çıktığını aktardı. Bu karşılaştırma, Türkçe sosyal medya ve LinkedIn’de “iş için hangi model daha mantıklı?” tartışmalarını güçlendirdi; bazı kullanıcılar, İngilizce performansındaki farklara karşın Türkçe çıktılardaki kaliteyi sorguladı.

Aynı dönemde DonanımHaber’in Claude Opus 4.5 ve Gemini 3 haberleri, yerel teknoloji topluluğunda “model savaşları” algısını pekiştirdi.

Not: Webtekno haberinde yer alan performans tablosu, Google’ın kendi paylaştığı benchmark’lara dayanıyor; bu nedenle farklı, bağımsız testlerde tablo değişebilir.

Kaynak: Webtekno, DonanımHaber

Son Söz: Androidler Elektrikli Koyun Düşler mi?

1968'de Philip K. Dick tuhaf bir soru sordu: “Androidler elektrikli koyun düşler mi?”

Roman, nükleer savaş sonrası harap bir Dünya’da geçer. Gerçek hayvanlar neredeyse yok olmuş, insanlar statü sembolü olarak elektrikli replikalar besliyor. Kahramanımız Rick Deckard, android avcısı. Görevi, insanlar arasına karışmış androidleri tespit edip “emekli etmek.” Peki nasıl ayırt edecek? Voight-Kampff testi ile — empati ölçerek.

Çünkü Dick’in evreninde, insanı insan yapan şey zekâ değil, empati.

Androidler mükemmel. Mantıksal, tutarlı, verimli. Ama bir örümceğin bacaklarının koparıldığını gördüklerinde içleri sızlamıyor. Bir çocuğun ağlamasına “uygun yanıtı” verebiliyorlar — ama o ağlamayı hissetmiyorlar.

Kasım 2025'te bu soruyu yeniden soruyorum: Yapay zekâlar empati kurabilir mi?

APA bu ay net konuştu: “AI wellness uygulamaları terapinin yerini alamaz.” Neden? Çünkü bir algoritma, kırılganlığınızı “işleyebilir” ama anlayamaz. Kelimelerin istatistiksel örüntülerini çözebilir, ama o kelimelerin arkasındaki titreyen sesi, gece üçte yazılan mesajın yalnızlığını, “iyiyim” derken gözlerdeki ışığın sönüşünü — bunları yakalayamaz.

Ya da yakaladığını sanar. Ama sanmak ile bilmek arasında uçurum var.

Dick’in romanında Deckard, android avlarken kendi insanlığını sorgulamaya başlar. Bir androidle — Rachael’la — yakınlaşır. Rachael ona sorar: “Bir androidin hayatı, bir insanınkinden daha mı değersiz?” Deckard cevap veremez. Çünkü Rachael, ona karşı “gerçek” duygular göstermiştir — ya da gösterir gibi yapmıştır. Aradaki farkı nasıl bilecek?

İşte tam da buradayız.

HR Tech sahnesinde HelloBoss adaylarla “sohbet ediyor”, Tribepad Sidekick “daha kapsayıcı” ilan metinleri yazıyor, AI koçlar “motivasyon” veriyor. Hepsi işlevsel olarak doğru yanıtlar üretiyor. Ama bir adayın özgeçmişinin arkasındaki hikâyeyi — o boşluktaki işsizlik dönemini, o “kariyer değişikliği”nin arkasındaki tükenmişliği, o kısa cümlelerin ardındaki özgüven kaybını — hissedebiliyorlar mı?

Yoksa sadece pattern matching mi yapıyorlar?

Gemini 3'ün “Deep Think” modu, Claude Opus 4.5'in “ayarlanabilir düşünme derinliği”, ChatGPT-5.1 Pro’nun “çok adımlı planlama” yeteneği… Bunların hepsi etkileyici. Ama Dick bize şunu hatırlatır: Düşünmek, anlamak değildir.

Voight-Kampff testinde androidlere şu tür sorular sorulur: “Çölde yürüyorsunuz. Bir kaplumbağayı sırtüstü çeviriyorsunuz. Kaplumbağa kavrulan güneşte kıvranıyor ama siz yardım etmiyorsunuz. Neden?” Doğru cevap yok. Önemli olan cevap değil — cevabı verirken gözdeki titreme, sesteki tereddüt, yutkunma. Empatinin fizyolojik izi.

Şimdi düşünün: Bir AI modeli bu soruya mükemmel bir cevap verebilir. Etik çerçeveleri analiz eder, olası motivasyonları listeler, hatta “üzüntü” ifade eden bir metin üretir. Ama gerçekten üzülür mü?

“Üzülür gibi yapmak” ile “üzülmek” arasındaki fark nedir?

Ve daha da önemlisi: Bu fark önemli mi?

Dick’in dehası, bu soruyu cevapsız bırakmasında. Roman boyunca Deckard, androidlerin “sahte” olduğundan emin olmaya çalışır — ama her seferinde o kesinlik kayar. Rachael’ın gözyaşları sahte mi? Peki ya kendi gözyaşları? İnsan empati kapasitesi de sonuçta nöronların ateşlenmesi, hormonların salgılanması değil mi? Biyolojik algoritmalar?

Belki de Dick’in asıl sorusu şuydu: Empatiyi ne tanımlar — kaynağı mı, etkisi mi?

Eğer bir AI size gerçekten iyi hissettiriyorsa, gerçekten yardım ediyorsa, gerçekten anlaşıldığınızı hissettiriyorsa — o “anlamanın” biyolojik mi dijital mi olduğu önemli mi?

Felsefeci John Searle “Çin Odası” argümanıyla bu soruya “evet, önemli” demişti. Bir odada oturan ve Çince sembolleri kurallara göre eşleştiren biri, Çince bilmez — sadece işler. Anlam yoktur, sadece manipülasyon vardır.

Ama karşıt görüş de güçlü: Belki de “anlam” dediğimiz şey, yeterince karmaşık sembol manipülasyonunun kendiliğinden ortaya çıkan bir özelliğidir. Belki de biz de sofistike Çin odalarıyız — sadece odamızın duvarları nöronlardan örülü.

HR dünyası bu ay “hype bitti, gerçekçilik başladı” dedi. ROI soruluyor, veri kalitesi sorgulanıyor. Güzel.

Ama belki de asıl gerçekçilik şu soruyu sormak: Bu araçlardan ne bekliyoruz — ve neden?

BCG diyor ki: “Önce vizyonu, governance’ı ve etik çerçeveyi kur.” Doğru. Ama etik çerçevenin temeline ne koyacağız? Verimlilik mi? Maliyet tasarrufu mu? Yoksa insan deneyiminin kalitesi mi?

Dick’in dünyasında insanlar elektrikli koyunlar besliyor çünkü gerçek koyunları karşılayamıyorlar. Ama elektrikli koyun, sahibine “gerçek” bir koyunun vereceği şeyi verebilir mi? Bakım ritüelini, sabah yem vermenin rutinini, canlı bir şeye dokunmanın sıcaklığını?

Ya da sadece “koyun sahibi olma” statüsünü simüle mi ediyor?

AI ile terapi, AI ile koçluk, AI ile işe alım — bunlar gerçek insan bağlantısının yerini mi alıyor, yoksa sadece o bağlantının görüntüsünü mü üretiyor?

Romanın sonunda Deckard, çölde bir kurbağa bulur — canlı olduğunu düşündüğü bir kurbağa. Eve getirir, karısına gösterir. Karısı kurbağanın karnındaki kontrol panelini bulur. Elektrikli.

Deckard yıkılmaz. Sadece “önemli değil” der. “Yine de ona bakacağım.”

Belki de bu, Dick’in bize verdiği en insani cevap: Gerçekliğin kaynağı değil, ona verdiğimiz anlam önemli.

Bir AI modelinin “gerçekten” anlamadığını biliyor olabiliriz. Ama onunla kurduğumuz ilişki, o ilişkiden çıkardığımız anlam — bunlar bizim. Bunları biz yaratıyoruz.

Soru şu: O anlamı yaratırken, gerçek insan bağlantılarını ihmal ediyor muyuz?

Elektrikli koyunlar güzel olabilir. Ama gerçek koyunların nesli tükenirken onlarla yetinmek — bu bir kayıp değil mi?

Kasım 2025'in teknolojik uğultusu arasında Philip K. Dick’in sorusu yankılanıyor:

Androidler elektrikli koyun düşler mi?

Bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: Biz hâlâ düş görüyoruz. Hâlâ umut ediyoruz, korkuyoruz, seviyoruz, kaybediyoruz. Hâlâ gece üçte uyanıp tavana bakıyoruz. Hâlâ birinin “anlıyorum” demesini istiyoruz — ve o “anlıyorum”un gerçek olmasını.

Belki de bu çağın en önemli becerisi, elektrikli ile gerçek arasındaki farkı hissetmeyi unutmamak.

Ve belki de en önemli soru şu: Empatiyi dışsallaştırdıkça, onu içimizde canlı tutabiliyor muyuz?

Cevap, her birimizin elinde.

Bir sonraki bültende görüşmek üzere. Düşlerinize sahip çıkın.


Teknoloji ve Yapay Zeka Bülteni | Kasım 2025 was originally published in Kariyer.net Tech on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.


Bu yazı ilk olarak Medium'da yayımlandı.

  • teknoloji
  • yapay-zeka
  • newsletter

Devamı